Şeytan Kalesi

Ülkemizdeki diğer kaleler ile kıyaslandığında oldukça farklı bir yapıya sahip olan ve ne yazık ki yeterince tanınmayan Şeytan kalesi bir Ortaçağ kalesi görünümünde sıra dışı konumu ve mimarisiyle hak ettiği ilgiyi görmeyi bekliyor. Ardahan’ın Çıldır ilçesine 15 kilometre uzaklıktaki Yıldırım tepe köyünün 1.5 kilometre kuzeydoğusunda Karaçay vadisinde bulunan yapının günümüze sadece yarısı gelebilmiştir. Kaleye vadi yamacına açılmış paket taşlı patika bir yoldan ulaşılmaktadır. Savunma amaçlı yapıldığı düşünülen kale 3 tarafı uçurum olan bir vadinin içindeki bir tepeye kurulmuştur. Kaleyi çevreleyen surların yüksekliği 2 metreyi bulduğundan kale oldukça korunaklıdır.

Kalenin yapım tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte M.Ö 1000’li yıllarda Urartular tarafından yapıldığı düşünülmektedir. Tarihi kaynaklarda Kal’a-ı Şeytan, Çıldıran kalesi, İblis hisarı olarak ta adlandırılan kalenin bugünkü ismi eski Türkçe de Şeytan anlamına gelen alviz (Albız) kelimesinden geldiği bilinmektedir. Helenistik dönemden beri kale Perslere, Medlere, Makedonyalılara, Selçuklu, İlhanlı, Sasani, Akkoyunlu, Karakoyunlu ve en sonda Osmanlılara ev sahipliği yapmış, her dönemde de onarılıp ilaveler yapılarak kullanılmıştır. Kalede surların içinde şapel, su sarnıcı ve dereye kadar inen bir merdiven olduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır. Kale eşsiz bir manzara ve ürpertici atmosferiyle ziyaretçilerine cazip bir deneyim vaat ediyor.

Zaman aralığı bakımından aynı döneme ait oldukları tam bilinmese de mimarı açıdan Şeytan kalesi ile benzerlik gösteren Gürcistan sınırları içerisinde iki kale daha bulunmaktadır ve bu 3 kale tekbir efsanede buluşmuştur. Rivayete göre dönemin krallarından birinin tek kızı amansız bir hastalığa yakalanır. Hiç kimse hastalığına çare bulamaz ve kız ölür. Kral kızını hazineleri ile birlikte bu 3 kaleden birine gömülmesini ister fakat bu 3 kaleden hangisine gömüldüğünü kimsenin bilmesini istemez. Bu iş için en güvendiği bir grup askerini görevlendirir, askerler 3 kaleye de mezar kazarlar ve birine, kızı hazineleri ile birlikte gömerler, geri geldiklerinde kral askerlere “Kızımı nereye gömdüğünüzü sizden başka bilen var mı?” der, askerler “Kime bilmiyor” deyince onları da öldürtür ve geriye bunu bilen hiç kimse kalmaz. Efsane oldukça trajik ama bu efsanenin kulaktan kulağa yayılması da başka trajik sonuçlar doğurmuştur. Hazine avcıları kral kızının hazinelerini bulmak umuduyla bu 3 kaleyi de kazarak zarar vermişlerdir.

Bu ıssız ve yalnız coğrafyada yüzlerce yıl sert doğa koşullarına inat dimdik ayakta kalmayı başarmış Şeytan kalesi keşfedilmeyi bekleyen güzellikleriyle ziyaretçilerini bekliyor.

 

0

Sultan Ahmet Camii

İstanbul siluet ‘ nin en gözde tarihi eserlerinden birisi olan Sultan Ahmet Camii 1609 yılında büyük;

Yerebatan Sarnıcı

Güzide şehir İstanbulun yerli ve yabancı turist akınına uğrayan çok önemli tarihi eserlerden birisid;

Ayasofya Müzesi

Ayasofya hiç şüphesiz dünya tarhinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Gerek mi;

Süleymaniye Camii

Kanuni Sultan Süleyman tarafından, tahta çıkışının otuzuncu yıldönümünü kutlamak amacıyla 1550 – 15;

Kapalı Çarşı

İstanbul hiç şüphesiz dünyanın en eski ve en güzel şehirlerinden birisi. İnsanlık medeniyetlerinin ;

Sultan Ahmet Camii

İstanbul siluet ‘ nin en gözde tarihi eserlerinden birisi olan Sultan Ahmet Camii 1609 yılında büyük;

Yerebatan Sarnıcı

Güzide şehir İstanbulun yerli ve yabancı turist akınına uğrayan çok önemli tarihi eserlerden birisid;

Peri bacaları, Kapadokya ve Nevşehir

Kapadokya, peri bacaları, antik yerleşim yerleri ve yer altı şehirleri görülmeye değer eserler barın;

Galata Kulesi

İstanbul’un çok bilinen ve en iyi panoramik görüntülerinden birine sahip olan Galata Kulesi’nin yapı;

Ayasofya Müzesi

Ayasofya hiç şüphesiz dünya tarhinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Gerek mi;