Neuschwanstein Şatosu

Gördüğünüzde, gerçeklik algınızı bir anlığınıda olsa sorgulatacak, masal diyarlarından çıkmışcasına bir görüntü veren Neuschwanstein şatosu, size bambaşka bir dünyanın kapılarını aralamayı ve sıra dışı bir deneyim yaşatmayı vaad eden, Avrupanın en güzel şatolarından biri. Neuschwanstein şatosu Almanya’nın Bavyera eyaletine bağlı Würzburg’dan başlayıp Füssen de son bulan “Romantik Yol” güzergahının son durağındaki Swangau kasabası yakınlarında 2 göl arasında sarp bir kayalığın üzerine konumlanmıştır. Bavyera Alplerinin ve ormanlarının önünde adeta bir tektaş gibi duran şato, her mevsim ayrı bir güzelliğe bürünür.

Şato, Bavyera kralı 2. Ludwig’in isteği üzerine 1869 yılında Neo-Romantizm tarzıyla mimar Riedel ve Dollman tarafından inşa edilmiş ve 1886 yılında tamamlanmıştır. 2. Ludwig, çok genç yaşta (18) tahta çıkmış, içine kapanık, yanlızlığı seven kendi yarattığı dünyanın içinde yaşayan orta çağ Almanyasını tutku derecesinde seven kral, bu özelliklerini yaptırdığı şatoyada yansıtmıştır. Kralın hayranı olduğu müzisyen, Richard Wagner kral tarafından desteklenmiş ve himaye edilmiş, ilişkileri zamanla arkadaşlığa dönüşmüştür. Şatonun duvar resimlerinde çoğunlukla Wagner operalarından bölümler yer alır, ilginç olan ise Wagner’in bu şatoya hiç gelmemiş olmasıdır. Şatonun içi sadece tur rehberleri eşliğinde gezilebilmekte ve yanlızca şatoda ikamet edilen yerler görülebilmektedir.

Kralın yatak odası, özellikle ahşap işçiliği dört yılda tamamlana bilmiş, çatısı Notre Dame kilisesini andıran gotik kuleleri ile küçük bir kilise maketi gibi duran yatağı, duvar resimleri gözalıcıdır. Çalışma odasından geçilen bölüm Wagner’in Tannhauser operasından esinlenilerek yapay kayalar ile oluşturulmuş mağara, kısa bir dehliz ile kralı bir dağın kovuğundan Swangau gölünü seyrediyor hissini vericek şekilde düzenlenmiş balkona taşır. Şato da yaklaşık 1 milyon adet kuğu figürü kullanılmıştır. Kuğu, hem kraliyet sembolü hemde şatonun isminin ilham kaynağıdır. Neuschwanstein “Yeni Kuğu Evi” anlamına gelir. Kraliyet salonunda ki duvar resimlerinde de “Kuğuların Şovalyesi” olarak bilinen Lohengrin efsanesinden esinlenilmiştir. Salonda ki, ağırlığı 1 tonu bulan pirinçten yapılmış devasa şamdanların sadece 1 tanesinde 600 mum yakılabilmektedir.

Bu kadar özenle yapılmış ve çok büyük mali kaynaklar aktarılmış bu şatoda 2. Ludwig, maalesef 3 hafta yaşaya yaşayabilmiştir. Şatonun tamamlanmasından sonra yönetime ilgisizliği ve ülkenin kaynaklarını şatonun yapımına kanalize etmesi sebebiyle, bakanları tarafından suçlanmış ve bir grup psikiyatri doktorundan oluşan bir komite tarafından kralın zihinsel rahatsızlığı olduğuna karar verilmiş ve sıkı bir gözetim altında Starnberg gölü üzerindeki Berg şatosuna gönderilmiştir. Kısa bir süre sonrada kralın ve doktorunun cesetleri gölde bulunmuş. Nasıl ki akıl sağlığının gerçekten bozuk olup olmadığı tam olarak bilinmiyorsa aynı şekilde ölümüde intihar mı, suikast mi yoksa boğulma mı hala gizemini korumaktadır. Ölümünden çok kısa bir süre sonra şato, gelir getirmesi için ziyarete açılmış ve günümüzde de Almanya’nın en çok turist çeken noktalarından biri olma özelliğine sahiptir.

Şato ile ilgili bir başka ayrıntı ise, Walt Disney’in logosunu bu şatodan esinlenerek oluşturması ve güzel ve çirkin filmindeki şatoya ilham veren yapı olmasıdır.

 

0

Notre Dame Katedrali

Notre Dame katedrali ışıklar şehri Parisin ortasından geçen Sein nehrindeki Cite adasının üzerinde b;

Çin Seddi

“Dünyanın Ejderhası” veya “Mor Hudut” olarakta bilinen yapı, UNESCO tarafından dünya mirasları liste;

Kurtarıcı İsa Heykeli

Kurtarıcı İsa heykeli dünya üzerinde sembolleşmiş, en büyük ve tanınan heykellerden birisidir. Port;

Tac Mahal

Taç Mahal, dünyanın en zarif ve en güzel eserlerinden birisidir, adeta taşa kazınmış bir aşk şiiri ;

Terra Cotta Savaşçıları

Terra Cotta, pişmiş toprak anlamına gelen italyanca bir kelimedir. Eski mısır uygarlıklarından itiba;

Sultan Ahmet Camii

İstanbul siluet ‘ nin en gözde tarihi eserlerinden birisi olan Sultan Ahmet Camii 1609 yılında büyük;

Yerebatan Sarnıcı

Güzide şehir İstanbulun yerli ve yabancı turist akınına uğrayan çok önemli tarihi eserlerden birisid;

Peri bacaları, Kapadokya ve Nevşehir

Kapadokya, peri bacaları, antik yerleşim yerleri ve yer altı şehirleri görülmeye değer eserler barın;

Galata Kulesi

İstanbul’un çok bilinen ve en iyi panoramik görüntülerinden birine sahip olan Galata Kulesi’nin yapı;

Ayasofya Müzesi

Ayasofya hiç şüphesiz dünya tarhinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Gerek mi;