Kamondo Merdivenleri

İstanbul’un bin bir çeşit renklerinin, dokularının arasında ilginç hikâyeleri ve mimarileri ile göz dolduran yapılarından biride Kamodo merdivenleridir. Kamodo ailesinin yaptırdığı merdivenlere geçmeden önce bu ünlü aileyle ilgili bilgi vermekte fayda var. 1492’de ki İspanyol zulmünden kaçan Seferad Yahudilerinden olan Kamodo ailesi önce Venedik’e sonrada İstanbul’a göçmüş. İstanbul’a geldiklerinde orta sınıf bir aile olan Kamodolar İsak kamodonun dünyaya gelmesiyle ailenin kaderi büsbütün değişmiş yeteneği ve ticari zekâsıyla zengin bir banker olmayı başaran İsak ailenin kaderini değiştirmiş. 1832’de ki ani ölümünün ardından varisleri olmadığı için tüm mal varlığı kardeşi Abraham Salomon Kamodo’ya kaldı. Abraham ise işleri daha da büyüterek tam bir hanedan haline geldi. Modern bankacılığın öncülerinden ve dönemin en önemli isimlerinin de bankerliğini üstlenerek büyük nüfuz kazandı ve Yahudi cemaati ile hükümet arasında köprü kurdu, Kamodo ailesinin İstanbul da yaptırdığı birçok mimari yapıdan en bilindik olanı kuşkusuz Galata’da Bankalar (eski adıyla Voyvoda) caddesi ile Banker (Kamodo) sokağını birleştiren Kamodo merdivenleridir. 19 yy.’da inşa edilen merdivenleri Abraham Salomon yaptırmıştır. Bölgenin mimarisine uygun ve estetik görünüşüyle sıra dışı bir merdiven olarak dikkati çeken Kamodo merdivenleri, iki girişli olup orta kısımlarda birleşerek tekrar ayrılan kıvrımlı yapısı, zarif süslemeleriyle daha çok art nouveau tarzını anımsatmaktadır.

Merdivenlerin yapılış sebebi ise Abraham Salomon’un torunlarına olan düşkünlüğü ve sevgisi olarak dile getirilmekte, Abraham’ın torunları Avusturya lisesinde okumaya başlayınca ev ile okulları arasında epey bir mesafe yürümeleri gerektiğinden, yolu kısaltıp eve daha rahat ulaşmaları için bu merdivenleri yaptırmış. Merdivenlerin kıvrımlı olması ile ilgilide, doğru bilinmemekle birlikte şöyle bir söylencede mevcut; eğer merdivenlerden düşülecek olursa aşağı kadar yuvarlanmadan en azından dar olan kıvrımda düşen kişinin durması amaçlanmış, tabii merdivenler sadece Abraham’ın torunları değil, o civarda yaşayan diğer içinde kolaylı9k sağlayan alternatif bir geçiş noktası da olmuş.

Kamodo ailesi Osmanlının ekonomik ve sosyokültürel hayatına önemli katkı sağlamış, öyle ki Kırım savaşında Osmanlı’ya maddi destek dahi sağlamışlardır. 1869’da aile, İstanbul’dan ayrılarak Paris’e yerleşmiş 1873’te Paris’te ölen Abraham Salomon vasiyeti gereği, İstanbul’a getirilmiş ve Hasköy deki Yahudi mezarlığında ki anıt mezarına gömülmüştür. Ailenin diğer fertleri ise yaşamlarını Paris’te daha çok kültür ve sanat alanında faaliyet göstererek yaşamışlar, ancak 2. Dünya savaşı sırasında ailenin son üyeleri Nazi toplama kamplarından kurtulamamış ve Kamodo ailesi son bulmuştur. Aileden geriye İstanbul ve Paris’te yaptırdıkları çok sayıda bina ve kültür sanat mekânı ile büyük bir kısmı Isaac Kamodo tarafından 1911’de Louvre müzesine bağışlanmış sayısız sanat koleksiyonu kalmıştır.

 

0

Sultan Ahmet Camii

İstanbul siluet ‘ nin en gözde tarihi eserlerinden birisi olan Sultan Ahmet Camii 1609 yılında büyük;

Yerebatan Sarnıcı

Güzide şehir İstanbulun yerli ve yabancı turist akınına uğrayan çok önemli tarihi eserlerden birisid;

Ayasofya Müzesi

Ayasofya hiç şüphesiz dünya tarhinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Gerek mi;

Süleymaniye Camii

Kanuni Sultan Süleyman tarafından, tahta çıkışının otuzuncu yıldönümünü kutlamak amacıyla 1550 – 15;

Kapalı Çarşı

İstanbul hiç şüphesiz dünyanın en eski ve en güzel şehirlerinden birisi. İnsanlık medeniyetlerinin ;

Sultan Ahmet Camii

İstanbul siluet ‘ nin en gözde tarihi eserlerinden birisi olan Sultan Ahmet Camii 1609 yılında büyük;

Yerebatan Sarnıcı

Güzide şehir İstanbulun yerli ve yabancı turist akınına uğrayan çok önemli tarihi eserlerden birisid;

Peri bacaları, Kapadokya ve Nevşehir

Kapadokya, peri bacaları, antik yerleşim yerleri ve yer altı şehirleri görülmeye değer eserler barın;

Galata Kulesi

İstanbul’un çok bilinen ve en iyi panoramik görüntülerinden birine sahip olan Galata Kulesi’nin yapı;

Ayasofya Müzesi

Ayasofya hiç şüphesiz dünya tarhinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Gerek mi;