Mısır Piramitleri

Mısır, denildiğinde insanların çoğunun aklına gelen ilk şey şüphesiz piramitlerdir. Mısır piramitleri; hakkında sınırlı bilgiye sahip olduğumuz ve hala günümüz insanları için birçok sırları olan yapılardır. Antik çağdan, dünyanın yedi harikasından biri olan Keops piramidi günümüze değin ayakta kalabilmiş tek yapıdır.

Mısırın başkenti Kahire yakınlarında Nil nehrinin batısında bulunan Giza platosunda yer alır. Keops piramidinin yanında biraz daha küçük olan Kefren ve Mikerinos piramitleri bulunmaktadır. Büyük piramit’te denilen Keops piramidi M.Ö 2800’lü yıllarda hüküm süren, Mısır’ın 4. Hanedan devri hükümdarlarından kral Keops’un mezarıdır. Kefren ise Keops’un kardeşi olan ve o öldükten sonra kral olan Kefren’e aittir. Mısır piramitleri çoğu eski ve orta krallık döneminde Mısır firavunlarının mezarları üzerine yapılmış büyük anıtsal yapılardır. Piramitler genellikle taş yada tuğladan yapılmıştır. Mezar odası, piramidin üzerine oturtulduğu kayanın içine oyulmuştur.

5. ve 6. Hanedan krallarıda Giza ve Abu Şir’de bir çok piramit yaptırmışlardır. 12. Hanedan krallarının (M.Ö 2130 - 1756) piramitleri daha çok Dahşur, Havara ve El-Lahunda bulunmuştur. Bu dönemden sonra artık piramitlerin yapımına son verilmiş ve bundan sonraki firavun mezarları Teb yakınlarındaki Krallar Vadisinde kayalar oyularak mezar odaları yapılmış ve oraya gömülmüşlerdir. Firavunların mumyaları bir mağara içerisindeki gizli bir mezarlıkta bulunmuş ve o dönemin mumyalama tekniği sayesinde binlerce yıl sonra bile hala yüzleri tanınabilir şekilde kalan 40 mumya çıkarılmıştır.

Duvar hiyerogliflerinden anlaşıldığı üzere mumyalama işlemi karın bölgesinin alt kısmından bir elin girebileceği kadar bir kesi açılıp iç organlar tamamen çıkarıldıktan sonra çeşitli baharatlar ve yağlarla özel formüller yapılarak vücudun iç kısmının doldurulduğu anlaşılmaktadır. Üç piramidide yağmaladıkları için içlerindeki eşyaların çoğu kaybolmuştur.

Keops Piramidi

Üç piramitten en büyüğü ve en eskisi olan Keops piramidi M.Ö 2560 yılında inşa edilmiştir. Yapımı 20 – 30 yıl gibi bir sürede tamamlandığı sanılmaktadır. Piramit, Mısır’ın 4. Hanedanı firavun Khufu’ya mezar olarak inşa edilmiştir. 2.5 Ton ağırlığındaki 2.300.000 adet taş blok kullanılarak yapılan bu piramidin ağırlığı ise 5.5 milyon ton olarak hesaplanmıştır. Bu taşların bu süre içinde dizilebilmesi her 2 ila 3 dakikada bir, bir taşın yerleştirilmesi gerekir ki buda yüzyıllar sürer, açıklaması çok zor bir durumdur. Yapının eğimi 54 derece 54 dk dır ve taban köşelerinin birleştirilmesiyle tam bir kare elde edilir. Her kenarı 229 metredir ve kenar uzunlukları arasındaki maksimum hata oranı şaşkınlık veren bir şekilde % 0.1 bile değildir. Bu yüzden de piramit en tepede kusurusuz bir şekilde birleştirilebilmiştir.

Piramidin yapımında kullanılan kayalar Nil nehrinin karşı kıyısından getirilmiş. Kireçtaşları Kahire yakınlarından, granit ise Assuan’dan taşınmıştır. Yakın zamandaki bir bulguya göre o dönemin üst düzey sorumlularından Merer adlı bir mısırlının antik papiruslara yazdığı günlüklerin bulunmasıyla taş ve granit blokların Nil nehri üzerinden iplerle birbirlerine bağlanmış sandallar inşa edilmiş ve mısırlı mühendisler de geçiş için Nil kıyısındaki bir limandan piramidin inşa edileceği Giza’ya doğru bir kanal açmışlar ve binlerce işçi bu işte çalıştırılmıştır. Taş blokların nasıl yerleştirildiği, hangi yöntemlerin kullanıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Bir kurama göre, taş bloklar dev kaldıraçlarla kaldırılmış, başka bir kurama göre spiral bir rampaya çıkarılan taş bloklar, çamurla kaplanıp ıslatılmış ve taşlar itilerek rampadan kaydırılmıştır. Taşların bakır aletler ile işlendiği sanılmaktadır.

 

Piramidin içinde orta kısmında kral odası bulunmaktadır. Tepeden 100 metre aşağıda, tabandan 40 metre kadar yukarıda olup içerisinde dış ortama açılan hava kanallarının bulunduğu ve tavanında 60 tonu aşan düz blokların kullanıldığı hayranlık ve şaşkınlık uyandıran bir yapıdır. Oda 10.5 metre uzunluğunda, 5 metre genişliğinde ve 6 metre yüksekliğinde olup, 50 metrelik bir dehlizden geçilerek girilmektedir. Biri kraliçeye ait olmak üzere iki oda daha vardır. Keops piramidi Londra’daki Westminster ile St. Paul katedrali, Floransada’ki Milanove ve Romodaki St. Peter katedrallerinin tümünün yanyana getirildiğinde kapladıkları alanı tamamen dolduracak büyüklüktedir.

Kefren Piramidi

Kefren piramiti bu 3 piramitin ortasında kalan piramittir. Orjinal yüksekliği 143.5 metre olmasına rağmen şimdiki yüksekliği 136 metredir. Keops’un güney batısında yer alır. En önemli özelliklerinden birisi en üst bölümdeki koruyucu kaplamaların bugüne değin bozulmadan gelmiş olmasıdır. Keops piramidi gibi pusulanın temel yönlerine oturtulmuştur. Bütün piramitlerin girişi kuzeye bakmaktadır. Büyük piramitten daha az gösterişli ve 6 dakikalık bir sapması vardır. Yapı malzemesi ise Kireçtaşı ve Kırmızı granittir. Taş blokların ağırlığı ortalama 2.5 tondur. Dış bölümdeki bazı koruyucu taşların ağırlığı 7 tona kadar çıkmaktadır. Piramidin en tepesinde ki 36 tonluk bloğun oraya nasıl çıkartıldığı akılları zorlayıcı niteliktedir. Piramidin toplam ağırlığının 4.880.000 ton olduğu hesaplanmıştır. Temeldeki kenar uzunlukları 215 metredir. Kefren’in oğlu Mikerinos’un yaptırdığı sanılmaktadır. Diğer iki piramide göre biraz daha yüksek bir yerde inşa edildiği için diğerleri ile denkmiş gibi görülmektedir.

53.13 derecelik bir eğim açısıyla ve aynı yükseklik oranına (2/3) sadık kalınarak yapıldığı görülür ve bu oran Pisagor’un 3 – 4 – 5 üçgenine uymaktadır. Kefren piramidinde iki koridor bulunmuştur. Piramidin batı tarafında Morg tapınağından vadi tapınağına inen bir geçit bulunmakta ve bu geçidin sütun ve duvarları hala ayakta durmaktadır. Bu tapınağın 2 girişi vardır, doğu yüzünde büyük sütunlarla bir koridora açılır ve Kefren’in 23 heykeli bu koridorda bulunur.

Mikerinos Piramidi

66 metre yüksekliği ile Giza piramitlerinin en küçüğüdür. Mikerinos öldükten sonra oğlu Shepseskaf tarafından yaptırıldığı düşünülmektedir. Piramit’in taban kenarları 109 metredir. Diğer iki piramitten farklı olarak mezar odası, aşağı odadır.

Piramitlerin civarındaki ilginç bulgulardan biride Mısır firavunu Keops’un olduğu düşünülen gemidir. 1954 yılında Keops piramidinin güney ucunda bir kubbe bulundu ve kalıntıları incelendiğinde burada bir geminin olduğu anlaşıldı. 13 yıl süren yoğun kazı çalışmaları sonucunda tüm parçalar birleştirilerek tamamı sedir ağacından yapılmış dünyanın en eski gemisi gün ışığına çıkarılmış oldu ve Giza’daki Büyük mısır müzesinde sergilenmektedir.

Piramitlerle ilgili ilginç bilgiler

1. Keops piramidinin taban çevresi yüksekliğinin iki katına bölündüğünde tam olarak 3.1416 sayısı elde edilir. Bu sayı Pİ sayısıdır.

2. Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur, araştırmacıların çoğu ya içinde kaybolmuş yada aynı yerde birkaç tur atıp birşey görememişlerdir.

3. Piramitler Orion takım yıldızlarının dünyadan M.Ö 10500 yılındaki göründüğü açıdan inşa edilmişlerdir.

4. Piramitlerin bir güneş saati gibi işlevi vardır. Piramitlerin Ekim ayı ortasında ve Mart ayının başlangıcında yere düşürdüğü gölgeleri mevsimleri ve yılın uzunluğunu gösterir.

5. Keops piramidiyle dünyanın merkezi arasıdaki mesafe, kuzey kutbu ile arasındaki mesafeye eşittir.

6. Keops piramidinin yüksekliğinin 1 milyarla çarpımın tam olarak güneş ile dünya arasındaki mesafeyi (149.504.000 kilometre) vermektedir.

7. Piramitin yüksekliğiyle, çevresi arasındaki oran, bir dairenin yarı çapıyla çevresi arasındaki oranın dengidir.

8. Piramit kimin adına yapıldıysa onun bulunduğu odaya yılda 2 kez güneş girmektedir, doğduğu ve tahta çıktığı tarihler.

9. Piramitlerin içinde ultrason, sonar, radar gibi cihazlar çalışmamaktadır.

10. Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan, mumyaları bulan 12 bilim adamı kanserden dolayı ölmüştür.

11. Kesik ve yaralar piramitin içinde daha çabuk iyileşir.

12. Yemek artıkları hiç koku yapmadan bir süre sonra mumyalaşır.

 

Piramitler binlerce yıldır sırlarıyla ve bütün görkemleriyle insanları hayrete düşürmeye ve cezbetmeye devam ediyorlar.

4

Notre Dame Katedrali

Notre Dame katedrali ışıklar şehri parisin ortasından geçen Sein nehrindeki Cite Adasının üzerinde b;

Çin Seddi

“Dünyanın Ejderhası” veya “Mor Hudut” olarakta bilinen yapı, UNESCO tarafından dünya mirasları liste;

Kurtarıcı İsa Heykeli

Kurtarıcı İsa heykeli dünya üzerinde sembolleşmiş, en büyük ve tanınan heykellerden birisidir. Port;

Tac Mahal

Taç Mahal, dünyanın en zarif ve en güzel eserlerinden birisidir, adeta taşa kazınmış bir aşk şiiri ;

Terra Cotta Savaşçıları

Terra Cotta, pişmiş toprak anlamına gelen italyanca bir kelimedir. Eski mısır uygarlıklarından itiba;

Sultan Ahmet Camii

İstanbul siluet ‘ nin en gözde tarihi eserlerinden birisi olan Sultan Ahmet Camii 1609 yılında büyük;

Peri bacaları, Kapadokya ve Nevşehir

Kapadokya, peri bacaları, antik yerleşim yerleri ve yer altı şehirleri görülmeye değer eserler barın;

Yerebatan Sarnıcı

Güzide şehir İstanbulun yerli ve yabancı turist akınına uğrayan çok önemli tarihi eserlerden birisid;

Galata Kulesi

İstanbul’un çok bilinen ve en iyi panoramik görüntülerinden birine sahip olan Galata Kulesi’nin yapı;

Ayasofya Müzesi

Ayasofya hiç şüphesiz dünya tarhinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Gerek mi;